Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Astrolojinin Psikolojimiz Üzerinde Yarattığı Gizem

Astrolojinin Psikolojimiz Üzerinde Yarattığı Gizem

Gündelik yaşamımızda kimi zaman hoşça vakit geçirmek,kimi zaman ise geleceğe rehberlik etmesi için astroloji haberlerini takip ediyoruz. Arayışlarımızı, Kaygılarımızı bir nebze olsun dindiriyor. Bilinmeyenin karşı konulmaz çekiciliği belkide cezbediyor. Astrolojik bilgiler, yaşamımızda olumlu çıkarımlar elde etmemizi sağladığı müddetçe daha çok ilgimizi çekmektedir. Bizi ilgilendiren bir sorun karşısında zaman zaman çaresizlik hissedebiliyoruz. Böyle zamanlarda biraz olsun daha umutlu ve kararsız kaldığımızda daha kendinden emin bir duruşla yaşamımızı sürdürmek için inanmaya daha çok ihtiyaç duyarız. Böyle anlarda bizim yerimize karar veren, bizim yerimize hayatımızı değerlendiren bir şeylerin varlığına tutunmak bizi daha güvende ve daha pozitif hissettirmektedir. Böyle anlarımızda mistik yönelimler ikna edici,çözümleyici bir inanç olgusuna dönüşmektedir.

İnsanoğlunun kendini gerçekleştirmek ve özel hissetmek için farkında olarak veya olmayarak bir çok motivasyon kaynağı belirlemektedir. Fakat motive ettiği düşüncesiyle odak alınan şeylerin her daim insan yaşamına olumlu katkısının olabileceği fikrini tartışmak gerekir. Eğlenceli gelen bu ilgi alanı yaşamımızda karşımıza çıkacak olasılıkların bilgisini sunmakta,karakter tahlillerini yapmakta hatta özelliklerimizi, zevklerimizin neler olduğuna dair keskin iddialarda bulunmaktadır. Fakat insan yaşamı komplike bir oluşumdur ve birbirine benzeyen bir çok özelliklerle donanmıştır. Hal böyle olunca kişilerin özel yaşamları, bir başka kişinin yaşam ve psikolojik deneyimleriyle benzer özellikleri taşıması olağandır… Zamanla olaylara,kişilere ve hayatın bütününe dair bir şartlanma oluşmaktadır. Kişiler olayları objektif yorumlamaktan uzaklaşmaktadır. Kişisel algımızda artık seçicilik oluşmakta ve yaşam akışımız spontane gelişmekten uzaklaşmaktadır. İşte tam da burada ‘’Kendini Gerçekleştiren kehanet’’ olgusu karşımıza çıkmaktadır. Kulağa tanıdık gelmiyor ise gelin beraber değinelim; Psikoloji biliminde bilinçaltı süreçlerimizin bizi nasıl etkilediğini ve bilişsel farkındalığın hareketlerimizi ve davranışlarımızı nasıl yönlendirdiğine vurgu yapılmaktadır. Kişi olması muhtemel olan şeylerin sebep ve sonuç ilişkilerini kurarken yanlış tutumlar içine girmektedir. Edindiğimiz astrolojik bilgilerin etkisinde kalarak olumlu veya olumsuz bir konuyu içselleştirip olaylardan çıkarımlar elde ediyoruz. Bilinçaltına yerleşen şeyler zamanla hareketlerimizi beklentilerimizi şekillendiriyor. Bu sayede ilgili olduğumuz konuda aleyhimize veya leyhimize geliştiğinde bunun oluşumlarımına zemin hazırlayan şeyin kendisinin biz olduğunu değil yüceleştirdiğimiz mistik öğretilerden kaynaklandığı fikrini savunuyoruz. Farz edelim platonik olarak hoşlandığımız birisi için bir araştırmaya giriyoruz. Bakıyoruz somut gerçeklikler yetersiz merakımızı ve bizi cesaretlendirecek bir şeyler gerek;o halde o kişi hakkında varsayımlarımız onaylayacak ve o anda bizi daha umutlu kılacak şeylere tutunmak işten bile değil. Gidip falınızı okuyorsunuz. Diyor ki: “Bugün Size O Kişiden Yeşil Işık Yanacak’’. Bu beklentiyle, o kişiye yakın yerlerde duruyorsunuz. Hal böyle olunca yüzde elli sizinle ortak ortamdan kaynaklı bir iletişim kurmasından doğal daha ne olabilir ki. Ve baktınız ki, evet bir şekilde tanıştınız. Siz artık “İşte falımda da diyordu” diye iç sesinize kulak verirsiniz ve bir sonraki girişiminiz için yine bir mistik destek arasınız çünkü inancınız pekişmeye başlar ve buna benzer örnekler bu ilgi alanıyla yorumlandığında giderek gelişen bir şartlandırmaya benliğimizi maruz kılmaktadır.

Aynı zamanda astrolojiye olan yönelimimiz psikoloji biliminde önemli bir yer tutan edimsel koşullanma kuramını açıklar niteliktedir. Astroloji ve edimsel koşullanma ilişkisini biraz irdeleyelim… Kişinin daha önce deneyimlediği bazı durumlarda ortaya pozitif ve negatif etkili sonuçlar çıkar. Bu olumlu ya da olumsuz öğrenilmişlikler, geçmiş zamandaki hatıralarımızın ve deneyimlemiş olduğumuz olaylardan kaynaklanır bu iyi veya kötü sonuçlar ise kişinin daha sonraki davranışlarında büyük ölçüde etkili olur pozitif veya negatif sonuçların bir kişinin davranışlarında yol açtığı değişikliklere edimsel
koşullanma denir. Birey bir davranışta bulunmuş ve davranışın sonucunda olumlu bir şekilde sonuç aldıysa tekrar aynı davranışta bulunmaya yönelir. Bahsi geçen ilgi alanları psikolojimiz üzerinde bu tarz bir etkiye sahiptir. Psikolojik bilgilerin astroloji,fal,ve daha farklı mistik totemlere sıklıkla olan yönelimlerimizin sebeplerini sınamamızda bize yardımcı olacağı şüphesizdir.

Bizi iyi hissettiren şeylere her daim mantık çerçevesinde yönelmek mekanik belkide can sıkıcı gelebilir. Fakat özgür iradeyle yönlendiğimizi sandığımız şeyleri tekrar gözden geçirmekte fayda var. Psikolojimizi sinsice etkileyen şeylerin neler olduğunu fark etmeliyiz. Korktuklarımız ve çaresizliklerimiz karşısında varsayımlarla akıl yürütmek yeni belirsizlikleri oluşturmaya mahkumdur!

Bu da var!

Yapay Zekanın Ruh ve Bedenimizdeki İzleri, Hayatımızdaki Yeri

Yapay zeka insan eli ile yapılan makinelere ve robotlara yüklenen, doğal biçimde gelişmeyen sayısal bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir