Pazartesi , Ekim 15 2018
Ana Sayfa / Genel / Bir Psikoloji Öğrencisinin Erasmus Deneyimi

Bir Psikoloji Öğrencisinin Erasmus Deneyimi

Değerli bir serüven: Erasmus

Bilinmezliklere ve keşiflere doğru giden, zorlu ve sıkıntılı prosedürlerle bıktıran, bir noktada “benim burda ne işim var?” dedirten, dönüldüğünde asla pişman olunmayan yolculuk; Erasmus.

Ben seçimimi Hollanda Groningen Üniversitesi’nden kullandım. Nasıl bir okul, nasıl bir şehir, nasıl bir ülke olduğunu bilmeden bindim uçağa. Aklımda, dinlediğim deneyimler ve aldığım ufak tavsiyelerden başka bir şey yoktu. Nelerle karşılaşacağım, nasıl bir yurdum nasıl bir oda arkadaşım olacak, derslerim nasıl olacak, rahat bisiklet kullanabilecek miyim ve en önemlisi mutlu olabilecek miyim? Birsürü soru ve belirsizlik… Bu anlamda, ‘bilinmezliklere yolculuk’ diye adlandırmak istiyorum Erasmus’a hazırlık ve gidiş sürecini.

Daha sonra ise ‘keşif ve alışma süreci’ başlıyor. Kendinize ‘daha önünde 5 ayın var, alışmak zorundasın’ diyor ve pozitif psikolojiyle çevrenizdeki olumlu şeyleri ayıklamaya başlıyorsunuz. Yeni arkadaşlıklar oluşuyor, yeni kültürler tanınıyor, yeni yerler geziliyor, fotoğraflar çekilip Türkiye’deki arkadaşlara ‘bakın ne kadar mutluyum!’ havası atılıyor, internet bulunan her yerde check-in yapılıyor, Skype’ta saatler harcanıyor, Türkçe düşünülüyor ama İngilizce konuşuluyor ve daha nice yenilikler… Tabii ki aralarda ‘özlem süreci’ni unutmamak lazım. Ancak benim için en büyük iki keşif; farklı kültürlerden insanlarla tanıştıkça, özde insanoğlunun ne kadar aynı olduğunun bilincine varmak ve kendi ülkemin değerlerini, yeni kültürlerle karşılaştırarak yeniden keşfetmek oldu. Aynılığın ve farklılığın karmaşası içinde, insanoğlu adı altında değerleri, farklılığa saygıyı ve toleransı öğreniyorsunuz. Bu minik aydınlanmanın sonunda, tarifsiz ve geri dönüşü olmayan bir tecrübe ve olgunluk sizi bekliyor.

Kişiliğe kattığı boyut dışında akademik alandaki katkılarını düşünürsem eğer, söyleyebileceğim tek şey “size ve beklentilerinize bağlı” demek olur. Çoğumuz Erasmus’u ‘parti dünyası’ veya ‘interrail’ olarak tanımlarız. “Erasmusa gidip ders mi çalışılır?”, “Erasmus parti ve gezme yeridir.” diye düşünen çoğunluktadır. Tamamen inkar etmesem de aldığınız derslerin çeşitliliği, hocaların farklı alanlardaki çalışmaları, kocaman amfilerde bazen sinema salonlarında işlenilen dersler ve okula bisikletle gidip gelmenin verdiği keyif bir başka Erasmus deneyimidir benim için. Başta söylediğim gibi bu keyfi alıp almamak ve derecesi sizin Erasmus’tan beklentilerinize bağlı olarak gelişir.

Buraya geleli daha 1 ay oldu. Bundan sonraki süreçleri tam olarak kestiremesem de sonunda elde kalanın kuvvetli bir ‘özgüven‘ ve kitaplardan öğrenilemeyecek bir ‘deneyim’ olacağından eminim. Bu serüvene sizin de katılmanızı, bu süreci kendiniz deneyimlemenizi tavsiye ediyorum.

Bilge Gençoğlu
Bilkent Psikoloji Bölümü 4. Sınıf

Bu da var!

Kalp Kırıklığı Beynimizi 3 Şekilde Etkiliyor?

Eğer kalbiniz kırıldıysa beyniniz de kırılmıştır. Kalbinizin kırılması dramatik duygusal acılara neden olur. Onu göğsümüzde, …

3 Yorum

  1. Deneyim yok ki burada. Daha somut şeyler beklemiştim.

    • Bu eleştirinizin, erasmus deneyimi olan psikoloji öğrencileri tarafından bir davet olarak algılanmasını umuyoruz 🙂

  2. İdil Yılmazgil

    merhaba, üniversite ve eğitimi hakkında daha çok bilgi almak için yazara ulaşabilmem mümkün müdür?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir