Çarşamba , Ağustos 15 2018
Ana Sayfa / Genel / Çağdaş Gençlik ve Aile

Çağdaş Gençlik ve Aile

Evlenmeden önce evleneceğiniz kişinin özel olarak seçilmesi en önemli meselelerden biri, hatta birincisidir. Evlenecek gencin eş seçme konusunda kendilerinin mi, yoksa ailelerinin mi karar verip vermediği sorusu ortaya çıktığında, neredeyse 50/50’lik bir durumla karşılaşılıyor. Dolayısıyla aile, insanın yaşam sürecinde temelli bir değişiklik yaratan bir kurumdur. Bu nedenle de gençlerin kendi istek ve kararları önemli şart olarak algılanmaktadır. Ebeveynlerin, çocuklarının yerine karar verdikleri, daha sonra çocuklarını bu karara bağladıkları durumlar da mevcuttur. Bazı ebeveynler “Falancanın babası şöyledir, o kızın ailesi iyi değil, bu kız eğitim almamış veya falanca köyde yaşıyor, hayır, hayır o kısa boyludur.”, der, milli, dini ve bölge farklılıklarını ön plana çıkarıyor, “Bu yüzden de asla olmaz.”, diye düşünüyor ve bu evliliğin gerçekleşmeyeceğini iddia ediyorlar. Ne yazık ki, böyle bir düşünce tarzı bazı yerlerde bugüne kadar süregelmektedir..

Günümüz gençliğinin tüm bunlara nasıl tepki göstermesi çok ilginçtir. Yaşlı kuşak “Günümüz gençliği daha çok batının etkisine maruz kalmıştır.”, diyor. Acaba yaşlıları rahatsız eden, endişelendiren batılılaşma, modernizm nedir? Batılılaşma deyince, özellikle yaşlı neslin aklına ilk olarak mini etek, açık saçık kıyafetler geliyor. Doğal olarak bu yanlıştır, böyle yapmak doğru değildir, diyorlar. Günümüz gençlerinin bu konuda ne düşündükleri önemli. Yaşlı kuşaktan farklı olarak gençler, 21. yüzyıl gençleri bugünün gerçekleriyle yaşar, daha gerçek olanı tercih ederler. Günümüz şartları, gençlerden sadece giyim meselesini değil, insani niteliklere sahip olmayı, zararlı alışkanlıklardan uzak durmayı, geniş bir dünya görüşüne sahip olmayı, akıllı, çalışkan ve yetenekli olmayı, eğitimli olup halkına, milletine layık evlat olmayı, vatanı yükseltmeyi gerektirir. Bu özelliklerin evlenecek müstakbel eşlerde de olmasını ister. Günümüz gençliği, gençlerin büyük çoğunluğu her anlamda doğru yolda yürür, diye düşünüyorum. İnsanlar, özellikle de günümüz gençleri kendi çabalarıyla, akıl ve yetenekleriyle, dürüstlüğüyle kendi işlerini kurmaya, iyi bir aile başkanı olmaya çalışıyorlar. Her iki tarafın düşünce tarzı, hayata bakış açıları yakın veya birbirine benzerse, çağdaş aile modelinden kalp rahatlığıyla söz edilebilir.

Günümüz gençliğin beklentileri yalnızca gençlerle değil, aynı zamanda yaşlı kuşaklarla ilgilidir. Günümüz gençliği, yaşlı nesilden onların görüşlerine saygı göstermelerini, hatalarını söyleyerek onları doğru bir şekilde yönlendirmelerini, doğru yolu göstermelerini istemektedir. Böyle olunca da hem yaşlı nesil, hem de gençler için ortak bir nokta bulma kolaylaşacak, birbiriyle çatışan noktalar ortadan kaldırılabilecektir. Ayrıca şu hususu da vurgulamak istiyorum; çağdaşlaşma denince yaşlı nesilde “eğer bir genç modern ise, o geçmişini, tarihini unutur, doğrudan batılılaşma yolunu seçer” gibi yanlış izlenim oluşur. Tabii ki bu böyle değildir. İnsan kendi halkını, milletini tanımalı, yaşadığı toprağın tarihini bilmeli, sevmeli, gelecekte de kendi çocuklarına sevdirebilmelidir. Örf ve adetler tabii ki, uzun yıllar boyunca nesillerin kültür süzgecinden geçerek günümüze dek yaşayagelmiş, güncelliğini koruyabilmiş, yerini daha da pekiştirmiştir. Bana göre, çağdaşlığın temelini bunun gibi görüşler oluşturmalı, doğruluk, dürüstlük, yalandan uzak olma, helallik ve hoşgörüyle kurulmalıdır aile. Bir hususu üzülerek vurgulamak istiyorum; günümüz gençlerin bazıları bu örf ve adetlere uyum sağlamamakta, kendi halkının, milletinin özelliklerini, müzik kültürünü, değerlerini unutarak batılılaşmama yolunu tutmaktadırlar. Saydıklarım hususların hepsini kendi halkı için değil, batılı milletlerin özelliklerine göre uygun hale getirmişlerdir. Bu gibi gençlerin nasıl bir aile başkanı olacaklarını insan bir kere düşünmek bile istemiyor.

Günümüz gençliğinde milli değerlere, gelenek göreneklere saygı, örf ve adetleri yaşatma çabası tabii ki, mevcuttur. Bunları koruyan gençler vardır ve olmaları da doğal bulunmalıdır… Kökü, temeli, esası böyle olursa, o zaman günümüz sağlıklı gençlikten konuşabiliriz. Böyle gençlerin nasıl bir aile başkanları olacaklarını, kendi çocuklarını da nasıl eğiteceklerini tahmin etmek o kadar da zor değildir. Belirttiğim görüşlerden amacım, haklı veya haksız taraf aramak değildir. Dolayısıyla her iki tarafın (hem gençlerin, hem de yaşlı neslin) bulunduğu ortama, düşünce tarzına bağlı olarak, olumlu ve olumsuz yönleri, haklı veya haksız noktaları bulunmaktadır.

“Çağdaşlık nedir?”, diye sorulursa, şu hususu da belirtmekte fayda vardır; çağdaş olma demek, tamamen batılılaşma değil, bizi rahatsız eden kalıplar dışına çıkma, cahillikten uzaklaşarak yeni bir yaşama başlamak demek. Nitekim, Azerbaycan oyun yazarlığının temellerini atan M.F.Ahundzade “Hikayet-i Müsyo Jordan ve Derviş Mestali Şah” komedisinde, Şahbaz bey’in Paris’e gitmesini “sazlık” diye tarif ettiği durgun ve geri kalmış ortamdan uzaklaşma olarak nitelendirdiği gibi bu da tahminen öyledir. Gerici düşüncelerden, kalıplaşmış görüşlerden temelli şekilde ayrılmadır çağdaşlık. Böyle bir düşünce, manevi açıdan sağlıklı olma demek. Sağlam bir temele dayalı düşünce sahibi gençlerin sayısı ne kadar çok olursa, sağduyulu gençliğin yapısını oluşturmuş olur. Bu tür düşünceye sahip sağlıklı gençler bir araya gelmesi, sağlıklı bir ailenin temelini teşkil eder. Bildiğimiz gibi, her bir sağlıklı aile sağlıklı toplumu oluşturur. Bunun gibi sağduyulu modern ailelerin çoğalması dileğiyle…

Fatimehanım Gasımova

BDÜ Sosyal Bilimler ve Psikoloji Fakültesi IV. Sınıf

Bu da var!

Kalp Kırıklığı Beynimizi 3 Şekilde Etkiliyor?

Eğer kalbiniz kırıldıysa beyniniz de kırılmıştır. Kalbinizin kırılması dramatik duygusal acılara neden olur. Onu göğsümüzde, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir