Pazartesi , Ekim 15 2018
Ana Sayfa / Genel / Tarihte Bir Kara Leke: David Reimer ve Cinsel Eğilim Deneyi

Tarihte Bir Kara Leke: David Reimer ve Cinsel Eğilim Deneyi

Bir canlının doğasını belirlemede çevre mi yoksa genler mi etkilidir sorusu bugün için ne kadar arkaik bir soru olsa da, tartışmaları psikoloji alanı dahil olmak üzere birçok alanda hala devam eden bir konudur. Bir tarafta Mendel’in fasülye tohumları ve Chomsky’nin evrensel dilbilgisi teorisiyle birlikte öteki tarafta Pavlov’un köpekleri ve Bandura’nın ‘Bobo Doll’ deneyi gibi bir çok çalışmayı birleştirdiğimiz zaman aslında sadece genlerimizin doğasının değil, çevrede oluşan her türlü koşulun değişim için bizi etkilediği ortaya çıkıyor. Bu tartışmalar esnasında ortaya atılmış spesifik bir soruyla birlikte, bu sorudan yola çıkılarak uygulanmış bir deneyi anlatmak istiyorum sizlere: Cinsel eğilim doğuştan mı gelir, yoksa sonradan değiştirilebilir mi?

22 Ağustos 1965’te Winnipeg, Kanada’da doğan David Reimer ve ikizi Brian’a onlar daha 6 aylıkken idrar yapmalarında meydana gelen bir sıkıntıdan ötürü fimoz adı verilen bir hastalığın teşhisi kondu. Tedavi için doktorların yakma tipi sünnet yöntemini tercih etmeleri ve ameliyat sırasında oluşan hatalardan ötürü David’in penisi tamamen yandı. David’in ailesi, cinsel gelişim ve cinsiyet kimliği alanında yaptığı çalışmalarla dünya çapında ün salmış Dr. John Money ile görüştüler. Ancak Money, günümüzde pek de kabul görmeyen bir teori olan Nötral Cinsiyet Teorisi’ni savunmaktaydı. Bu teoriye göre cinsiyet, erken yaşlarda çocukların çevrelerinden öğrendikleri bir şeydi. Doğru davranışsal müdahalelerle daha çocuk yaştan cinsiyeti değiştirmek mümkün olabilirdi. David 22 aylıkken orşektomi uygulayarak testisleri alındı. Tüm aile sıkı bir eğitime alınarak, David’in bir dişi olarak büyütülmesi için gerekli tüm tedbirlerin alınması sağlandı. Zaten David’in ikiz kardeşi Brian da, deney için harika bir kontrol grubu oluyordu ve tüm psikolojik sapmalar, sorunlar ve hatalar tespit edilebiliyordu. Ancak tedavi süresi boyunca David’in cinselliği bir dişi olarak tanımlayabilmesi adına araştırmacılar çocukları zorla cinsel pozisyonlara sokuyor, kimi zamansa onları çıplak bırakarak cinsel organlarını keşfetmelerini istiyorlardı. David, 22 aylık olduğu zamandan ergenlik yaşlarına kadar karın bölgesine açılan bir delikten idrarını yapmak zorunda kaldı. Ergenliği boyunca dışarıdan östrojen verilerek göğüs gelişimi uyarıldı. Ancak David, bütün tedbirlere ve kontrollere rağmen 13 yaşına geldiğinde intihara meyilli bir psikoloji geliştirmişti. 1980 senesinde, David 15 yaşına geldiğinde, ailesi ona cinsiyetiyle ilgili tüm gerçekleri anlatma kararı aldı. David, dişi olmaya zorlanan kimliğini reddetti ve kendini David olarak tanımlamaya başladı. İkiz kardeşi Brian, başlarından geçen travmatik deneylerin de etkisi olduğu düşünülen bir şekilde öncelikle şizofren oldu, sonrasında ise aşırı dozda antidepresan kullanımı sonucu 2002 senesinde öldü. David ise hem ikizinin ölümünün sarsıntısı hem de hormonal dengesinin sağlanamamasından ötürü uzun süre psikolojik sorunlar yaşadı. Sonunda, 5 Mayıs 2004’de kendisini kafasında vurarak 38 yaşındayken intihar etti.

David Reimer ve cinsel eğilim deneyi bu alanda ilk defa gözlemi en uzun süre devam ettirilen deney ünvanını taşıdığı için zamanında önemli bir yere sahipti. Değişimin yol açtığı psikolojik etkiler 10 yıldan fazla bir süre boyunca John Money tarafından gözlemlendi. Ancak deney bir faciayla sonuçlandı. Bu araştırma, sonrasında yapılan birçok araştırmayla birlikte, her türlü cinsel eğilimin doğuştan geldiğine ve sonradan değiştirilmesinin ya da öğrenilmesinin imkansız olmasa da, olanaksız veya çok güç olduğuna delil olan araştırmalar arasına girdi. 2013 yılında Birleşmiş Milletler; cinsiyet alanında hastanın rızası alınmadan uygulanan her hangi bir tedaviyi kınayan bir bildiri yayınladı. Bu ve bunun gibi vakaların neticesinde geliştirilen etik kuralların kişisel meraklar uğruna David Reimer gibi mağdurlar yaratmaması umuduyla birlikte Reiner deneyinin ‘genler mi yoksa çevre mi?’ tartışmasında gelinebilecek en uç noktalardan biri olduğu ise aşikar.

Yazar: Almila Büşra Yılmaz

Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Not: (David Reimer Deneyi’yle ilgili daha fazla bilgi için BBC Belgeseli): http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=MUTcwqR4Q4Y

Kaynaklar

David Reimer – Possibly the most unethical study in psychological history

Schillo, K. K. Nature or Nurture: The Case of the Boy Who Became a Girl.

Bu da var!

Kalp Kırıklığı Beynimizi 3 Şekilde Etkiliyor?

Eğer kalbiniz kırıldıysa beyniniz de kırılmıştır. Kalbinizin kırılması dramatik duygusal acılara neden olur. Onu göğsümüzde, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir