Cuma , Kasım 16 2018
Ana Sayfa / Genel / Depresyonun Kadınlarda Daha Fazla Görülmesinin Sebepleri Nelerdir?

Depresyonun Kadınlarda Daha Fazla Görülmesinin Sebepleri Nelerdir?

Majör depresyonun kadınlarda görülme oranı, erkeklerde görülme oranının iki katıdır.

Yukarıdaki gerçek, yani depresyonun kadınlarda erkeklerden daha fazla görülmesi, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Yeni Zelenda ve Lübnan gibi pek çok ülkede geçerli olan bir durumdur. Bununla birilikte, bu genel eğilime uymayan durumlar da vardır. Mesela, depresyon diğer erkeklere oranla, yetişkin Yahudi erkeklerde daha fazladır. Ancak, çoğu etnik ve kültürel grup için major depresif bozukluğun cinsiyetler arası farklılığı barizdir.

Depresyonda cinsiyete göre farklılıklar ergenlik dönemine kadar ortaya çıkmaz. Yani, kız ve erkek çocukları arasında, depresyon açısından çok belirgin farklar bulunmamaktadır. Ancak, ergenlikle birlikte, pek çok stres faktörünün, sosyal roller ve bedensel görüntü ile ilgili endişelerin baskısı altında kalır. Söz konusu baskılar da, olumsuz duyguların tetiklenmesine yol açar.

Kadınlardaki depresyon duyarlılığı ile ilgili araştırmalarda daha çok,  hormonal faktörlere odaklanıldı. Bu yöndeki bulgular ise, son derece karışık. Yani, “Depresyonda  cinsiyet farklılıkları hormonlarla ilişkilidir.” gibi kesin bir cümle kurmak gerçeği yansıtmayacaktır. 

Peki, depresyonda cinsiyet farklılıkları ne ile ilişkilendiriliyor?

Depresyon üzerine yapılan araştırmalar daha çok, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinin belirgin olduğu kültürlerde etkili olduğunu göstermektedir. Depresyondaki cinsiyet farklılıklarını izah edebilecek sosyal ve psikolojik faktörlerden bazıları şunlar olabilir:

  • Depresyonun önemli kökenlerinden biri, çocuklukta yaşanan cinsel istismarlardır. Kız çocuklarının cinsel istismara maruz kalması, erkeklerin iki katıdır.
  • Yetişkinlik döneminde (Çocuk bakımı, yoksulluk gibi sorunlarda) kadınlar, erkeklere göre daha fazla strese maruz kalıyor.
  • Depresyonu tetikleyen önemli faktörlerden birisi, beden görünüşü ile ilgili olumsuz (Kendini beğenmemek gibi) algılardır. Geleneksel olarak kadınlar, bedenlerinin görünüşleriyle, erkeklere oranla daha ilgilidir.
  • Kişilere iyi hissettirecek, ve depresyona engel olabilecek “ödüllendirici etkinlikler” pek çok kültürde “kadınsı” olarak kabul edilmez. Bu da pek çok kadının, zevk ve neşe kaynaklarına ulaşmasına engel olabilir.
  • Kadınlar, kadınsı hormonların etkisine, Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal (HHA) ekseninde olan tepkisel değişimlere, bunun yanı sıra, çocukluk döneminde kronik strese, biyolojik sistemde strese yol açan tepkilere maruz kalırlar.
  • Onay ve yakınlık ihtiyacının erkeklere oranla kadınlarda daha ön planda olduğu kabul edilmektedir. Bu durum da, kadınları kişilerarası ilişkilerde daha fazla strese sokabilir. Bu ise, depresyonu tetikleyebilir.
  • Toplumsal açıdan bakıldığında, kadınlar sorunlarla “duygu odaklı başa çıkma” desteklenir. Bu da, yaşanılan büyük streslerin ardından, kadınların üzüntü duygusunu uzun süre yaşamasına yol açabilir. Aynı zamanda kadınlar, yaşadıkları üzüntü verici olayların nedenleri hakkında, erkeklere oranla daha fazla düşünme eğilimindedirler. Erkekler ise, dikkatlerini dağıtmak ya da “eylem odaklı” başa çıkma faaliyetleri ile daha fazla meşgul olurlar. Mesela spor yaparak, kahvehanede takılarak üzüntü verici duygu durumundan uzak durabilirler. Üzücü bir konu üzerinde uzun süre durmanın, üzüntülü duygu durumunu uzattığı ve üzüntüyü artırdığı düşünülürse, “duygu odaklı” başa çıkmanın depresyonu artırdığı söylenebilir.

Depresyondaki cinsiyetler arası farklılıklar pek çok faktöre bağlıdır. Aynı şekilde, sorunlarla başa çıkma şekli de önemli bir faktördür. Mesela erkekler, sorunlarla başa çıkmak için alkol kullanımı veya şiddet uygulama gibi yöntemleri kadınlara oranla daha fazla kullanmaktadırlar. Bu durum da, erkekleri depresyon açısından daha az riskli hale getirse de, alkol-madde kullanımı ve antisosyal kişilik açısından daha riskli hale getirebilmektedir.

Bu da var!

Kalp Kırıklığı Beynimizi 3 Şekilde Etkiliyor?

Eğer kalbiniz kırıldıysa beyniniz de kırılmıştır. Kalbinizin kırılması dramatik duygusal acılara neden olur. Onu göğsümüzde, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir