Çarşamba , Ağustos 15 2018
Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Dikkat! Evde Çocuk Var!

Dikkat! Evde Çocuk Var!

“Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerine ne düşse iz bırakır.”(Haim Jinott)

Çocuk, tabloya benzer. Resmi olduğu gibi yansıtır. Çocuk, yaşadığı ortamda ne görürse, neye şahit olursa onu bir sünger misali hafızasına çeker. Bu sebeple ebeveynlerin çok dikkat etmesi gereken hususların başında aile içi iletişim gelir. Yani eşlerin birbiriyle iletişimi, çocuklarıyla olan ilişkileri, davranışları ve tutumları son derece önemlidir.

Ebeveynlerin düştüğü en önemli hatalardan biri de “Daha küçük, hiçbir şey anlamıyor.” cümlesidir. Sakın böyle bir yanılgıya düşmeyin. Çocuk, aşağı yukarı 2 yaşından sonra konuşur belki ama hafızası doğduğu andan itibaren aktiftir. Kimi ebeveynler çocuk konuşmayınca onun hiçbir şey anlamadığını, daha çok küçük olduğunu düşünür. Unutulmamalıdır ki çocuk bedenen küçük olabilir ama beynen kocamandır, hem de koskocaman!

Örneğin, anne ve baba arasındaki ilişki kötüyse, o evde sürekli kavga, şiddet varsa ve çocuk böylesi bir ortamda büyümüşse yetişkinlik döneminde suç işleme oranı diğer bireylere göre daha yüksek olur. Çünkü suça meyilli ya da suçlu kimselerin geçmişine baktığımızda çocukluk döneminde sık sık şiddete maruz kaldıklarını ya da anne-baba ilişkilerinin son derece kötü gittiğini görürüz.

Şiddet dendiğinde akla sadece fiziki şiddet gelmemeli. Duygusal şiddet, psikolojik şiddet de en az fiziki şiddet kadar iz bırakır bireyin yüreğinde… Eşlerin birbirine ya da çocuklarına uyguladıkları şiddet hangi türden olursa olsun yıkıcı bir etkiye sahiptir. İncitilen, alaya alınan, reddedilen, tehdit gören ya da hakarete uğrayan çocuklar ciddi psikolojik travmalar yaşayabiliyor. Buna sürekli maruz kalan bireyler hayatlarını tek başına idame etmekte başarısız olabiliyor. Örneğin “Sen salaksın, başaramazsın, balık hafızalısın, ahmaksın, geri zekâlısın, seni doğurmaz olaydım!” gibi hakaretler çocuğun iç dünyasında o kadar yıkıcı bir etkiye sahiptir ki… Bu sözlerle psikolojik durumu bozulan çocuktan mutlu olması da beklenemez başarılı olması da… Kendisini değersiz, kimsesiz ve yapayalnız gören birey, hayatı boyunca psikolojik sıkıntı ve sorunlarla boğuşur durur.

Kimi ebeveynler vardır; evde çocuk olduğunun farkındadır. Lakin aşırı uç davranışlarıyla çocuklarının gelişim dönemlerine ne denli olumsuz katkı yaptıklarından bihaberdir… Çocuğunun etrafında âdeta etten duvar örer. “Aman evladım zarar görmesin; aman bir yere düşüp canını yakmasın; aman kimsecikler onu üzüp kırmasın!” gibi yanlış düşüncelerle çocuğuna ne büyük zararlar verdiğinin farkında olmazlar. Bu ve buna benzer tutum sergileyen ebeveynler çocuklarının özgün düşünme gücünü, sosyalleşmelerini, özgüvenlerini, merak duygularını ve daha birçok özelliklerini yok ettiklerinin farkına bile varmazlar.

Anne ve babalar çocuklarıyla ilgili olacaklar, lâkin aşırılığa kaçmayacaklar. Aşırı uçlar her zaman zarar verir insana… Burada yapılması gereken “orta yol”u takip etmek… Ne ilgide abartacağız, ne de ilgisiz tutum sergileyeceğiz. Her davranışta çocuğumuza örnek olacağız. Evde her anımızı kayıt altına alan bir çift masum gözün olduğunu hiçbir zaman unutmayacağız.

Dikkat edin ve gözlemleyin, çocuğunuzla en çok kim iletişim kuruyorsa onun kullandığı kelimeleri seçer ve onun gibi konuşur. Çocukla kim daha çok ilgileniyorsa onun davranışlarını kopya edip hayatına geçirir. Kısaca çocuk beyni kaydettiklerini depoda muhafaza eder ve uygun bir vakitte, ortamını bulduğunda kayıtlar, davranışlar yoluyla bir bir ortaya çıkar. Sonra da anne baba şaşırır “Aaa bunu nerden öğrendi, aaa bunu kimden gördü?” diye. Hele ki olumsuz bir davranışsa buna ebeveynlerin tepkisi daha da şaşırtıcı olabiliyor. Unutmamamız gereken bir başka detay da şudur: Çocuklar ebeveynlerin bir aynası, bir yansımasıdır.

İslâm eğitimcilerinden özellikle Gazali, anne babanın çocuk için en önemli örnek olduğunu savunmuştur. Pedagog Vegio da anne babanın çocuğa örnek olması gerektiğini ilk savunanlardandır. Gerçekte anne, çocuğun ilk “öğretmeni” sayıldığı gibi, baba da ilk “mürebbi”(eğitimci) kabul edilmiştir. Bu nedenle, anne babanın güzel davranış ve tutumları belli bir prensip düzeyinde bizzat yaşayarak çocuk üzerinde en önemli etkiyi yapacağı muhakkaktır.

İngiltere’nin Londra şehrinde, Guy’s Hospital Hastanesi’nin çocuk psikiyatrisi bölümünde, Kevin Hickey isimli bir çocuk, anne babasının ona karşı yanlış tutum ve davranışından hastanede ruhsal tedavi görmek zorunda kalır. Kevin, hastanedeyken anne ve babasına hitaben bir yazı yazar. Bu yazı İngiliz pedagogların ebeveynlere çocuk yetiştirirken tavsiye ettikleri 13 altın kural haline gelir:

13 Altın Kural

1. Beni şımartmayın. Her istediğim şeyi elde edemeyeceğimi biliyorum. Sadece sizi deniyorum.

2. Bana tatlı-sert davranmaktan çekinmeyin. Bunu tercih ederim, benim daha güvenli hissetmemi sağlar.

3. Benim kötü huylar edinmemi engelleyin. Bunların erkenden ortaya çıkarılmasında ve önlenmesinde size güveniyorum.

4. Benim yanlışlarımı başkalarının önünde söylemeyin. Benimle yalnız konuşursanız, söylediklerinizi daha iyi anlarım.

5. Sizden nefret ettiğimi söylediğimde üzülmeyin. Aslında sizden değil, beni engelleme gücünüzden nefret ediyorum.

6. Herhangi bir şeyin sonucunda beni kurtarmayın. Çünkü ancak acı veren bu yolla öğrenirim.

7. Benim küçük hastalıklarımı büyütmeyin. Bunları yenecek güçteyim.

8. Düşüncesizce yerine getiremeyeceğiniz şeyleri yapacağınıza söz vermeyin. Bu sözler yerine getirilmediğinde çok kırıldığımı unutmayın.

9. Kendimi istediğim kadar iyi anlatamadığımı unutmayın. Bunun için ara sıra yanlışlarım olur.

10. Dürüstlüğümü fazla zorlamayın. Kolayca korkup yalan söyleyebilirim.

11. Tutarsız olmayın. Bu benim kafamı iyice karıştırır ve size olan güvenimi sarsar.

12. Benden özür dileyemeyecek kadar gururlu olmayın. Bazen içten bir özür beni size çok yakınlaştırabilir.

13. Unutmayın ki büyümek için sizin anlayışınıza ve sevginize çok muhtacım, ama bunu size söylemem gerekmez değil mi?

Sevgili anne ve babalar, yanlış tutum sadece çocuğa kötü davranmakla ya da şiddet göstermekle olmaz. Aşırı ilgi ve çocuğun her isteğini yerine getirmek de çocuğa yapılacak en büyük yanlışlıklardandır. Çocuğunuzu seveceksiniz hem de çok… Bunu ona hissettireceksiniz ama sınırlarınız da olacak, disiplinli tutumlarınız da… Bu bilinçle davranışlarınıza, iletişiminize ve ilişkilerinize özen gösterecek ve ona her bakımdan örnek olacaksınız.

Yeter ki bütün tutum ve davranışlarınız aşırılıktan uzak ve dozunda olsun.

Yeter ki “Dikkat, evde çocuk var!” uyarısı her daim hatırınızda bulunsun.

Yazar:

Psikolojik Danışman Zuhal GÜNEY

Gsm: 0530 330 92 33

Bu da var!

Eyvah! Kumam Geldi I Kardeş Kıskançlığına Bir Bakış

Kardeş anne ve babadan kalan en değerli mirastır. (Anonim) Çocuk doğduğu andan itibaren anne ve …

4 Yorum

  1. Çocuğunuzu seveceksiniz hem de çok… Bunu ona hissettireceksiniz ama sınırlarınız da olacak, disiplinli tutumlarınız da…Bu söz duvara yazılıp asılmalı.Bütün anne babaların okuması gereken bir yazı.Kaleminize sağlık…

  2. Ebeveynler için çok yararlı bir yazı olmuş iki kızım var aklımdaki bütün soru işaretlerine cevap buldum sayenizde teşekkür ederim emeğinize sağlık 😊

  3. Çok güzel bir yazı olmuş. Zuhal Hanım’ı tebrik ediyorum. Çocukların konuşamadığı dönemlerde de öğreniyor, modelliyor ve uyguluyor olmasına vurgu yapılması çok önemli. Bana 2000’li yıllardan sonra her geçen gün güçlenen algoritmik yapay zekaların gelişimini hatırlattı. İnsanlığın lehine ve faydalı bir şekilde gelişen yapay zekaların öğrenme, yorumlama, sonuç ve ürün ortaya koyma yetenekleri arttıkça hayatımızdaki tehlikenin boyutu da artıyor.

    Her bireyin mizacı farklı olduğu için çocuklar da elbette gördüklerini birebir kopyalayarak hayatlarına aktarmıyorlar, kendi renklerini katıyorlar. Ancak öğrendikleri şeyleri iyi veya kötü diye yorumlamadıkları için çocukların hayatına ne kattığımızı evde ve ev dışında çok iyi sorgulamamız lazım.

    Yapay zekalar için öngörülen belki de gelecekte kendi ellerimizle hayatımızı ve irademizi algoritmalara teslim edeceğiz görüşü biraz zorlama da olsa evde kodlayarak şekillendirdiğimiz çocuğumuzun gelecekte bize sunacağı hayat ve ilişki modeli gibi düşünülebilir.

  4. Gayet güzel, verimli, bir yazı olmuş. Emeğinize ve kaleminize sağlık…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir