Çarşamba , Mayıs 23 2018
Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Eş Seçiminde Ailenin Rolü

Eş Seçiminde Ailenin Rolü

Evlilik farklı iki karakterin aynı ev içinde birbirleriyle anlaşarak sevgi saygı çerçevesi içerisinde geçimlerini sürdürdükleri bir kurumdur. Evliliği yürütmek ve sağlamlaştırmak çiftlerin elindedir. Toplumdan topluma esneklik gösteren evlilik olgusu, ülkemizde diğer toplumlara göre daha önemli bir kurum olarak karşılanır. Ülkemizde diğer toplumlardan farklı olarak eş evlilik ve eş seçimi konusunda daha hassas tutum sergilerler. Özellikle doğuda bunun daha yaygın olduğunu görmek mümkündür. Yapılan bir araştırmada“eş seçimi ile ilgili bulgular şöyledir; Türkiye’de yapılan araştırma bulgularına göre, eş seçiminde, ailelerin karar verme oranı yüksektir (% 52). Kentlerde ve yüksek eğitim seviyelerinde bu oran düşmektedir. Aileler, kendi çocuklarının tanışıp-anlaşarak evlenmelerini (%65) istemekte ve kendilerinin karar verebileceklerini(%95) belirtmektedirler. 546 üniversite öğrencisi, “Evlenmeden önce flört dönemi gereklidir” görüşüne % 75 oranında katılmaktadırlar. 329 ailenin % 43‟ü arkadaşlık, flört ederek, % 40‟ı ise görücü usulü ile evlendiklerini belirtmektedir.

“Kadınların tamamı evlilik kurumunu önemli ve vazgeçilmez olarak nitelemektedir. Evlenme isteğini ağırlıklı olarak dini emirler belirlerken, ardından eşlerin karşılıklı sevgiye dayalı evlilik isteği etkili olmaktadır. Kadınlara göre evlilikte en önemli unsur, eşlerin karşılıklı sevgi, saygı ve bağlılığıdır.” Kadınların bu tutumu eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Ailenin eş seçimine etkisi yöresel ve kültürel olguların farklılığına göre de değişebilen bir etkendir. Evlenilecek kişinin seçiminde ailenin diğer bireyler üzerindeki kontrolünün sürdüğü özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerinde yaygın olduğu görülmektedir. Evlilik çağındaki, gençler yakınlarının ve kan bağı bulunan kişilerin büyük ölçüde etkisi altında kalarak eş seçimini gerçekleştirir. Özellikle babanın sözünün geçtiği doğu ve güneydoğuda buna rastlamak kaçınılmazdır. Bu bölgelerimizde bireylerin evliliğinde söz sahibi olma aile büyüklerinin görevi olarak bilinir. Evlilik çağındaki gençler eş seçimi konusunda aile büyüklerinin fikirlerini almadan hareket etmezler.

Doğuya gidildikçe evliliğin gerçekleşmesi, sürdürülmesi ve son bulması aile ve evliliğin büyük bir oranda akrabalık sisteminden etkilendiği görülmektedir. Özellikle baba soyuna dayanan aşiret/sülale birliğini muhafaza eden bu bölgelerde akraba, kuzen evliliklerinin görülme oranı oldukça yüksektir. Bu bölgelerde aşiretin devamlılığının sağlanması ve akraba bağlarının güçlenmesine önem verildiği için, evliliklerde sülale bağlamında değerlendirilir. Sülale sisteminin devamını sağlamanın en kolay yolu da akraba evlilikleridir. Akraba evliliklerinin bir diğer nedeni de mal varlığının aile içinde paylaştırılmak istemesi ve tanınmayan kişilerin aile içine girmesini bir nebzede olsa azaltma isteğidir.

Evlilik faktörü her kültürün dinamik ve değişken özelliğinden dolayı her toplumda farklı özellikler gösterir. Türkler genelde tek eşle evlenmeyi tercih ederken evlenilecek kız egzogami kaidesi uyarınca yedi veya dokuz göbekten seçilmiş olmasına dikkat edilir. Türk aile yapısında kararların baba otoritesi tarafından verildiği bilinmektedir.. Türk gençlerinin çoğu hayatlarını birleştireceği eşi ailelerinin kabul ettiği kişilerden seçmeye özen gösterirler. Baba özellikle kız çocukları üzerinde söz hakkına sahiptir ve eş seçiminde baba rızası almak önemlidir. Ancak bu kadının hiçbir şekilde sosyal hayattan uzaklaştırıldığı anlamına gelmez. Eski Türk toplumlarında kadının erkeklerin üstlendiği bir çok rolü üstlenmesi bu duruma örnek olarak verilebilir.

Aile toplumun geçmişten beri süregelen yaşadığı yörenin kültürel özelliklerini barındıran bir kurumdur. Aile toplumsal sistemin en önemli unsurudur ve gelecek nesillere kültürel bilinci en iyi şekilde aktarma işlevine sahiptir. Nesilden nesile aktarılan kültürel değerlerden en önemlilerinden biri ailenin birlik ve beraberlik içinde bütünlüğü sağlayarak hayatlarını sürdüren farklı bireylerden oluşmasıdır. Farklı karakteristik özelliklere sahip bireylerden oluşan aile toplumların özelliklerine ve kültürlerine göre değişmiştir. Türk kültüründe en önemli birim olarak aile görülmektedir ve ebeveynler çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmeye özen göstermektedirler. Aile yapısı geçmişten günümüze kadar değişime uğrayarak geldiği için bazı toplumsal değerler yumuşatılarak uygulanmaya devam etmiştir. Örneğin geçmiş Türk toplumlarında aile yapısının daha keskin kurallarla bezendiğini görürüz. Ancak bu kurallar nesilden nesile aktarılırken özellikle modernleşme ile o keskinliğini yitirmiştir. Evliliklerde başvurulan görücü usulü yerini daha yumuşatılmış bir hale bırakmıştır. Hala doğu ve güneydoğuda bu normların terk edilmediğini görsek de eskiye nazaran normların biraz daha değer kaybettiğini görürüz. Günümüz Türk toplumunda bakıldığında yine de en katı kuralların güneydoğu ve doğu bölgelerinde olduğunu görürüz. Ataerkil bir toplum yapısına sahip olduğumuz için diğer konularda olduğu gibi evlilikte de ailenin bireyler üzerindeki etkisi çok büyüktür.

Tüm bunların yanı sıra ülkemizde genç denildiğinde akla gelen bir kesim olan üniversite gençliğinin evlilik hakkındaki tutumları farklılık gösterebilir. Bu gençler toplumda diğer gençlerden farklı kültürel bilgilere sahip gençler olarak da belirtilebilir. Eğitim düzeyi yüksek, yaşam standartları daha sosyal ve ülke sorunları hakkında bilinçli bir kesimdir. Gerek yaşam standartları gerek giyimleri gerekse düşünce yapıları bakımından diğer gençlerden farklılık gösteren üniversite gençliğinin evliliğe de bakış açış farklı olabilir. Üniversite öğrencileri üniversiteye gelmelerinin ilk anlarından itibaren sosyalleşmeye başlayarak eş seçimindeki düşüncelerini geliştirmeye başlarlar. Bu kesimdeki gençler çevrelerinde edindikleri arkadaşları yardımıyla karşı cinse daha yakın olarak kendisine eş adayı seçebilirler. Karşılıklı anlaşmanın sürdürülmesiyle bu arkadaşlıklar genelde evlilikle sonuçlandırılmaktadır. Eş seçimi olgusunda ailenin rolü burada biraz daha arka planda kalmaktadır. Ailenin evlilikteki etkisi kültürel faktörlere göre değişirken, gençlerin eğitim düzeylerine ve yaşadıkları çevreye göre de değişmektedir.

Bunların dışında aile içindeki gençler ve ebeveynler arasındaki sosyal ilişki bağları da evlilikte ailenin genci etkilemesinde rol oynar. Ailesi saygı ile bağlı olan bir birey her konuda onların düşüncelerine önem vererek sevgisini kazanmak ister. Bunun yanında ailenin sosyal desteğine ihtiyaç duyan gençler hayatlarını birleştirecek kişiyi seçerken de ailelerinin görüşlerini dikkate alacaklardır. Bireyin evlilik konusunda da ailelerinden aldığı sosyal destek onları güvenli bir yuva kurduklarına dair ikna edip mutlu olmalarını sağlayacaktır.

SONUÇ

Türk toplumunda aileye verilen önem her alanda göz önündedir ve bu gençlerin evlenme süreçlerine de yansımaktadır. Toplumun büyük bir çoğunluğunda karşı cins ile aralarında gerçekleşen ciddi birlikteliğin her iki tarafında aile rızasını alarak gerçekleştiği görülmektedir. Aileyi, toplumun normlarını ve kültürünü gelecek nesillere aktarmada en önemli etken olarak değerlendirdiğimizde yeni yetişecek nesile evlilik bağlamında yol gösterici olduğunu da görmekteyiz.

Yazar: Eda Tuğçe BOLAT, Aile ve Cocuk Psikoloğu

Bu da var!

Çikolata Babalar, Pul Biber Anneler!

Kadın kadınlığını unuttu, erkekse erkekliğini… Modern dünya kadına sen tek başına yetebilirsin mesajını verdikçe kadın, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir