Pazartesi , Temmuz 23 2018
Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Eyvah! Kumam Geldi I Kardeş Kıskançlığına Bir Bakış

Eyvah! Kumam Geldi I Kardeş Kıskançlığına Bir Bakış

Kardeş anne ve babadan kalan en değerli mirastır. (Anonim)

Çocuk doğduğu andan itibaren anne ve babasının biriciğidir, ilk meleğidir. Tüm ilgi, şefkat, merhamet onun üzerindedir. Ailenin ilk çocuğu sadece ebeveynleri tarafından değil, eve misafir gelen herkes tarafından ilgiye boğulur. Tüm dikkatler onun üzerindedir. Çocuk, ilk olduğu için anneciğinin ve babacığının ilgisini çekmek için ekstra şeyler yapmak zorunda kalmaz. Çünkü o tektir, çok tatlıdır, sevimli halleriyle etrafındakileri güldürür.

Ebeveynlerinden, çevresinden gelen bu sınırsız ilgi ve sevginin sonsuza dek bu şekilde süreceğini düşünür.Bunun keyfini çıkartır, her şey çok güzel şekilde ilerler. Ama olanlar olur ve aileye yeni katılan bireyle birlikte birden her şey değişir. Ailenin merkezinde yer alan ilk çocuk, kardeşinin doğumuyla birlikte iktidarının sarsılacağı korkusunu yaşar. Buna hiç mi hiç hazır değildir. Çevresinden, ailesinden gördüğü ilginin ve sevginin azalacağından endişe duyar. Bu duygular onu her insanın fıtratında olan kıskançlık duygusuna sürükler. Kıskançlık, diğer duygular gibi normaldir ama onun iyi yönetilmesi gerekir.

Çocuk bir yandan yeni durumu anlamaya çalışırken, diğer yandan evdeki merkez noktasını korumaya çalışır. Eve yeni gelen bebek haliyle küçük ve savunmasız olduğundan ebeveynlerin ilgisi ona kaymıştır. Burada anne babanın doğru davranışları göstermeleri özellikle ilk çocuk açısından son derece büyük öneme sahiptir. Yapılacak yanlış hamleler çocuğun duygusal dünyasında çeşitli yaralar açacak ve böylece yanlış tutum ve davranış geliştirmesine neden olacaktır.

Aileye yeni dahil olan kardeşin abisi ya da ablası olan ilk çocuğa bu rolün ne kadar güzel ve eğlenceli olduğu öğretilmelidir. Kardeşin gelmesiyle birlikte aile üye sayılarının arttığı ve bunun avantajları çocuğun anlayabileceği bir dille anlatılmalıdır. Kardeş biraz büyüyünce birlikte oyun arkadaşları olacakları ve tek başına oynadığı oyunlara nispeten daha fazla zevk alacakları söylenmelidir. Kısaca yeni oluşan ağabeylik ve ablalık rollerinin eğlenceli, keyifli, olumlu yanları paylaşılmalı ve bu bağlamda çocuk motive edilmelidir.

Burada anne ve babanın çocukları arasında adaletli davranma, ilgiyi eşit miktarda gösterme noktalarında titiz ve hassas davranmaları çok önemlidir. Özellikle ilk çocuk bu yeni durumla birlikte paylaşma, adaletli davranma ve sorumluluk bilincinin oluşması gibi duygularla tanışır. Eğer ebeveynler bu durumu doğru, bilinçli ve sağlıklı yönetebilirlerse hem büyük çocuğun yeni tanıştığı duyguları benliğine güzel işler hem de kardeşler arası oluşabilecek krizin önüne geçilmiş olunur.

İlk çocuğun kardeşini kıskanıp nefret ve kızgınlık duygularına yenik düşmemesi için ebeveynlerin çocuklarına aile ruhu kazandırması gerekir. Aile üyelerinin her birinin yap-bozun parçaları gibi olduğunu, birinin eksikliğinde yap-bozun tamamlanamayacağı söylenmelidir. Hatta somut bir örnekle çocuğa bu duygu yaşatılmalıdır. Örneğin; ailece çekilmiş bir fotoğrafı yap-boza çevirip zaman zaman ilk çocukla oynamak ve oynarken eğlenceli vakit geçirmek aile birlikteliği ve bütünlüğü açısından son derece önemlidir.

Yine yap-boz ile oynarken çocukla sohbet edilmeli, aile üyeleri hakkında olumlu görüşler beyan edilmelidir.

Abi ya da abla olan çocuk eğer kardeşine olumsuz bir duygu besliyorsa mutlaka duygularını açıkça söylemesine de fırsat verilmelidir. Yoksa çocuk duygularını bastırıp iç dünyasında yaşarsa bir gün çok kötü bir patlama yaşayabilir. Bu da telafisi zor sıkıntılara sebep olabilir.

Çocuk bu yeni döneme alışana kadar çok soru sorar. Ebeveynler bu konuda sabırlı olmalı ve her sorusunu yanıtlamaya çalışmalıdır. Lakin çocuk bazı durumlarda tekrar tekrar kaseti başa sarar. Bu durumlarda ise anne-babalar çocuğun ilgisini farklı yöne çekme, sevdiği mutlu olduğu işlerle meşgul etme gibi metotları kullanabilir.

Çocuklar bazen aralarındaki anlaşmazlıklardan ötürü kavga edebilirler. Kavga esnasında, ya da öfke anında anne babanın konuyu anlamaya çalışıp müdahale etmek yerine, ilk yapmaları gereken kavgayı sonlandırmaları ve çocukların birbirine duyduğu öfkeyi dindirmeleri için onlara biraz zaman vermeleridir. Ebeveynler burada taraf tutmamalı, adaletle olayı çocukların kendi aralarında çözmeleri gerektiğini savunmalıdır. Çocuklar sakinleştikten sonra konu anne baba gözetiminde ele alınmalı, çocukların çözüm yolları sunarak bu durumu tatlılıkla sonlandırmaları sağlanmalıdır. Ebeveynler çocuklarına yol gösterici rehber olmaktan öteye geçmemelidir.

Yine önemli noktalardan biri kardeşler arası kıyas meselesidir. Aynı anne babadan doğsak da ne fiziki yapımız ne yeteneklerimiz ne de karakterimiz kardeşlerimizle aynı çizgi de seyretmiyor. Kimimizin edebi yönü, kimimizin çizimi, kimimizin sayısal yeteneği daha baskındır. Bu yüzden anne baba aynı başarı ve beceriyi her çocuğundan aynı düzeyde beklememelidir. Beş parmağın beşi bir değildir. Her çocuğun farklı yetenekleri, farklı ilgileri, farklı özellikleri vardır, buna saygı duymalı ve kıyas yapmamalıdır.

Kardeşler arasında çıkan anlaşmazlıklardan ötürü sürekli küçük olan korunmamalıdır. Büyük çocuğa “Aaa sen abi oldun, abla oldun, yakışmıyor bu tavırlar sana, hem o daha küçük anlamıyor, sen onu idare et.” gibi empatiden yoksun sözler sarf etmek ve bu tarz tutumlar sergilemesini beklemek ilk çocuğa haksızlık olur. Bu da onun ikinci plana atıldığı, duygu ve düşüncelerinin artık önemsenmediği hissine kapılmasına neden olur.

Unutulmaması gereken önemli hususlardan biri de çocuklar sözlerden çok davranış ve mimiklerimizi değerlendirir. Siz çocuklarınıza nasıl davranırsanız, yarın öbür gün çocuğunuz da çevresindeki bireylere aynı tarzda davranacaktır. Onun tutum ve davranışlarının belirleyicisi siz ebeveynlerisiniz.

Bazı hassas anne ve babaların bu yazılanları okuduğunda bazı cümleler karşısında endişeye kapılarak “İkinci çocuğu düşünmesek mi?” sözlerini duyar gibiyim. Sakın böyle düşünmeyin!Hatta “Bir çocuk sahibi oldum, çocuk özlemimi giderdim.” deyip yaşamlarını çekirdek aile olarak sürdürmeyi tercih eden aile tipleri de var.

Kimi anne-babalar, izledikleri travmatik haberler, dinledikleri seminerler ya da okudukları makalelerden ötürü çocuk sahibi olmaktan, onu doğru düzgün yetiştirememekten endişe duymaya başladı. Çocuk sayısını arttırmak yerine evcil hayvanlar alarak çocuklarına arkadaş, eve neşe katmaya çalıştı. Sonuç ne oldu: Genç nüfus sayısı azaldı, ebeveynlik, çocuk büyütme zorlaştı. Çekirdek aile sayısı arttı.

Sağlık probleminiz olmadığı sürece çocuğunuzu tek çocuk olarak bırakarak onu cezalandırmayın. Bir gün bir seminer programında alanında uzman bir hanım şunları söylemişti: “Anne ve babamı çok severim çok iyi insanlardır, ama bana yaptıkları en büyük kötülük tek çocuk olmamdır.” Bu beni çok etkilemişti.Çocuğunuz büyüdüğünde arkanızdan böyle söylemesini ister misiniz? Ya da bu durumu her defasında yüzünüze vurmasını… Ben kalabalık bir ailede büyüdüm. 5 kardeşiz ve bunun avantajlarını her zaman yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum.

Annelik babalık kolay değildir. Lakin eğlenceli ve keyifli bir yolculuktur. Hatalarınız elbette olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken anne ve babanın birbirini eleştirmesi yerine eksiklerini kapatarak birbirlerinin tamamlayıcısı olmalarıdır. Tencere kapak misali…

Burada özellikle vurgulanmak istenen ebeveynlerin adaletli olmasıdır. Taraf olmak yerine, rehber olmaktır. Çocuklar arasında kıyas yapmak yerine her birinin ayrı ayrı zenginliklerini görebilmektir. Onların değerli olduğunu hissettirmektir. Doğru tutum ve davranışları sergilemek, bilinçli davranmak, onlara zaman ayırmaktır.

İnanın bunlara dikkat ettiğiniz sürece eviniz çeşitli zenginliklerle, güzelliklerle dolu çiçek bahçesine döner. Her bakımdan hem sizler hem de evlatlarınız huzura erer. Evinize girip çıkan misafirleriniz bu huzur rüzgarını her daim hisseder.

Huzur kokulu hanelerinizin olması siz değerli annelerin ve babaların ellerinde…

Yazar:

Psikolojik Danışman Zuhal GÜNEY

Gsm: 0530 330 92 33

Bu da var!

Çikolata Babalar, Pul Biber Anneler!

Kadın kadınlığını unuttu, erkekse erkekliğini… Modern dünya kadına sen tek başına yetebilirsin mesajını verdikçe kadın, …

2 Yorum

  1. Özgün başlıklar yazıyı bir an önce okuma arzusu doğuruyor. Yazı çok faydalı bilgilerle dolu… Teşekkürler.

  2. Çok doğru tespitler. Çok verimli ve bilgilendirici bir yazı. Emeğinize sağlık kıymetli hocam 👏

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir