Ana Sayfa / Aile Psikolojisi / Kötü Karnede Ailenin de Sorumluluğu Var

Kötü Karnede Ailenin de Sorumluluğu Var

Memorial Ataşehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikolojisi Bölümü’nden Uzman Psikolog Özge Merve Türk, yarıyıl tatili öncesi anne babalara önerilerde bulundu.

Öğretim yılının ilk dönemi biterken alınan karneler ile belki de bazı çocukların hazırlanma, motivasyon, organizasyon eksikliği gibi nedenlerle iyi sonuçlar getiremediğini ifade eden Uzman Psikolog Özge Merve Türk, “Ancak ailelerin bunu sadece çocuğun başarısızlığı olarak görmemesi gerekir. Çünkü birçok çocuğun başarısızlığının nedeni, aile için durumlar, anne ve babanın tutumları olabilmektedir. Anne ve baba arasında yaşanan çatışmalı durumlara çocuğun şahit olması, bazı sorunları çocuk ile paylaşma ve onu taraf olmaya zorlama gibi tutumlar çocuğun psikolojik dengesini bozabilir. Yaşadığı kardeş kıskançlığı, ev değişikliği gibi durumlarda da çocuğun kafası karıştırmış olabilir. Birçok aile, çocuklarının aldığı karne notlarına göre yarıyıl tatilini planlamaktadır. Ancak alınan iyi karneye ödül, kötü karneye ise ceza anlayışı yanlıştır. Karne notları ne olursa olsun önemli olan çocuğu yeni döneme daha istekli ve başarılı olacağına dair verimli bir şekilde planlamaktır. Karne, ödül ya da ceza için belirleyici bir unsur olmamalıdır. Çocuk zayıf bir karne getirmişse, öncelikle okul sürecinde bulunduğu şartları göz önünde bulundurmak ve bu duruma nelerin sebep olabileceğine dair inceleme yapmak gerekir. Okul içi olumsuz durumlar var mı, çalışma alışkanlığını kazanmış mı, ev ortamında uygun ders çalışma ortamının var mı, ev kaynaklı duysal sorunların varlığı var mı tüm bunlar araştırılmalıdır. Çocukların, okulda öğretmen ya da arkadaşlarıyla ilgili sorunlar yaşaması ve bunlarla baş edemediğini hissetmesi akademik başarısı düşürebilmektedir. Tüm bu faktörlerin varlığı çocuğun eğitim başarısını olumsuz yönde etkilemektedir.” diyerek şöyle devam etti:

“Zayıf karne getiren çocuklar tehdit edilmemeli, azarlanmamalıdır. Ebeveynlerin aşırı beklentili tutumlar sergilemesi, çocukları sert bir şekilde eleştirmesi ve tehdit etmesi çocuğun başarısını olumsuz yönde etkileyen unsurlardır. Çocuğu zayıf notları için tehdit etmek, cezalandırmak yerine onun daha başarılı olması için neler yapılabilir noktasından hareket edilmelidir. Örneğin çocuklar ile başarısızlığının nedenleri konuşulmalı ve ikinci dönemin nasıl daha iyi olacağına dair planlar yapılmalıdır. Anne ve babalar çocuğa onu anladıklarını ve yanında olduklarını göstermelidir. Bu tutum çocuğun psikolojisini destekler ve ebeveynlerine güvenerek iletişiminin de güçlenmesini sağlar. Çocuğunuzu kötü notlar yüzünden tehdit etmeyin, azarlamayın. Arkadaş ya da kardeşlerinin başarısı ile asla kıyaslamayın. Yeni dönemde daha başarılı olacağına dair mesajlar verin ve onu sıkmayacak planlar yapın. Çocuğunuz iyi bir karne getirmişse abartılı olmayacak şekilde onu övün ve güveninizi belli edin. Bir ödül sözü verilmişse yerine getirin. Çocuğunuzla zaman geçirin. Birlikte kitap okuyun, sinemaya ve müzelere gidin. Evdeyseniz tatilde birlikte oyunlar oynayın. Sportif ve sanatsal faaliyetler gerçekleştirin. Merak ettiği tarihi mekanları gezin. Sevdiği akrabaları ziyaret edin. Tatilde sürekli ders çalışması yönünde baskı kurmayın. Televizyon, bilgisayar ve tablet ile çok vakit geçirmesine izin vermeyin. Verimli ders çalışma teknikleri konusunda destek alması için yardımcı olun.”

Kaynak: habereporter.com

Bu da var!

Annelik ve Psikoloji

Annelik bir içgüdü mü yoksa öğrenilmiş bir davranış mı? Uzun yıllardır süregelen bu tartışma ile …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir