Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Okula Adaptasyon Sürecini Nasıl Değerlendirmeliyiz?

Okula Adaptasyon Sürecini Nasıl Değerlendirmeliyiz?

hayatımızda yaşayacağımız geçiş dönemleri genellikle bizlerde heyecan veya kaygı yaratır. Yeni okul
dönemine giriyoruz, anne babaların haklı bir heycan içerisine büründüğü bu zamanlarda çocuğun okula
başlama esnasında yaşanacak durumlar kaygılara dönüşebiliyor.

Okul önlerinde ağlayan çocuklar, onların karşısında zor duruma düşen ebeveynler, çocukları okula
sokabilmek için uğraşan öğretmenler görmemizin olağanlaştığı dönemlerden birindeyiz. Eski sistemden
farklı olarak daha küçük yaşta okula başlayan çocuklarımızın kişisel ihtiyaçlarını karşılayıp
karşılayamaması, fiziksel olarak gelişiminin uygun olup olmadığı anne ve babaların kafasında daha çok
soru işareti yaratabiliyor. Bunun yanında okula gitmek istemeyen çocuklar haftalar öncesinden aileyi
kaygılandırıp okula gitmek istemediğnden yakınabiliyor.

Okul korkusu, değişik şekillerde ve maskelerle ortaya çıksa da temelinde anneden ayrılma kaygısının
yattığı bir tepkidir. Yapılan araştırmalarda okul korkusu yaşayan çocukların genellikle anneye bağımlı,
doğru bir şekilde ayrışamamış, güven sorunu yaşayan çocuklar olduğu saptanmıştır.
Aynı şeklikde anneninde çocuğa fazla bağlılığı, bilinçaltında çocuğundan ayrılmak uzaklaşmak istememe
duygularının çocuğa yansıtması şeklinde ortaya çıkan karşılıklı bir reaksiyondur. Bu şekilde karşılıklı
olarak anne çoğun birbirinden ayrışamadığı durumlarda çocuğun ileriki dönemlerde sosyalleşmelerde de zorluk yaşayacağı utangaç, çekingen, özgüveni eksik bir birey olma ihtimalinin yüksek olduğu da
unutulmamalıdır.

Tüm bunların yaşanmaması veya reaksiyonların en az seviyeye indirilmesi için; Çocuk okula başlamadan
evvel okulu sevdirebilmek adına oryantasyon çalışmaları yapılmalıdır.

Oryantasyon öncelikle ev ortamında başlar. Çocuğunuza bu durumda okulu güzel ve eğlenceli bir şekilde anlatan kitaplar okuyabilirsiniz. Evinizin içerisinde çocuğun oyundan sıkıldığı zamanlarda ya da arkadaşlarıyla birlikte olduğu zamanlarda onlara okulun ne kadar güzel bir yer olduğu, okulda neler yapıldığı, nasıl arkadaşlıklar kurulduğu ve okulda oynayabileceği oyunlardan söz edebilirsiniz. Çocuklara okulu aşılamaya çalışırken okulla alakalı sohbetlerinizi çok sık yapmamaya özen gösterin, bunun için doğru yer ve doğru zamanı bekleyin.

Çocuğunuz “Ben okula gitmek istemiyorum.” dediğinde onunla hiç bir zaman inatlaşmayın. Bu durum onu daha çok kaygılandıracaktır. Unutmayın çocuğunuz tanımadığı, daha önceden deneyimlemediği, belkide ilk defa siz olmadan tek başına olabileceği bir ortama giriyor. Bu nedenle ev ortamında yaptığınız alıştırmaların yanında okullar açılmadan okul ve öğretmenlerin işbirliği içerisinde kısa süreli oryantasyon çalışmaları yapmak çocuğunuzu çok fazla rahatlatacaktır. Bu süreçte adım adım
okula gidiş saatlerini artırarak ona okulu normalleştirecek ve okulun eğlenceli ve güzel bir yer olduğunu
öğreteceksiniz.

Bunların yanında en önemlisi kendi içinize bakıp “Ben çocuğum okula gittiğinde ne
hissediyorum?”, “Kaygılarım var mı?”, “Çocuğumdan ayrılmak benim için ne ifade ediyor?” sorularını
kendinize sorup değerlendirip kendinizi rahatlatmanız gerekmektedir. Kendi içinize dönüp baktığınızda
içinizde çocuğunuzla ayrışmayla alakalı duygular olduğunu görürseniz bunu aşmadan çocuğunuza okulu
alıştırma süreciniz zorlaşacaktır. Bu nedenle öncelikle kendi kaygılarınızı çözüp daha sonra çocuğa evde
başlayarak sağlıklı bir oryantasyon sürecine girerseniz bu yeni geçiş dönemini mutlu ve güzel bir şekilde
tamamlamış olacaksınız.

Psikolog Eda Tuğçe BOLAT

Bu da var!

İş Dünyasında İş Psikologları

Günümüzde psikoloji biliminin hızlı gelişimiyle ve yaşamımızda daha fazla yer edinmesi ile beraber kullanım paydası …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir