Çarşamba , Ağustos 15 2018
Ana Sayfa / Genel / Psikoloji Işığında Terörizm

Psikoloji Işığında Terörizm

Terörizm 21. yüzyılın küresel bir gerçeği olmuş durumdadır. Haberleşme teknolojisinin gelişmesiyle terörist faaliyetlerin saçtığı dehşet ve korku, tüm dünyayı kolaylıkla etkileyebilmektedir. Bu durum terörist faaliyetlerin neden-amaç-sonuçları bakımından geniş boyutlarda incelenmesini ve saldırıyı gerçekleştiren veya saldırıya maruz kalan bireyler-toplumlar üzerinde yarattığı etkileri psikolojik açıdan ele alınmasını gerekli kılmıştır.

Terör kavramı adli ve sosyolojik bir kavram olarak ilk defa Fransız İhtilali’nde meydana gelen şiddet içerikli olayların sonucunda kullanılmıştır. Terör faaliyetleri, fiziksel ve psikolojik şiddet barındırmakla beraber toplum içerisinde korku-kargaşaya neden olmaktadır . Hukuk kurallarının eşitliği ve adaleti sağlamadaki yetersizliği, radikal ideolojiler, etnik/dinî ayrımcılık gibi çoğaltılması mümkün olan sebeplerden ötürü ortaya çıkan terörist faaliyetler, bireyleri-grupları psikolojik açıdan etkilemektedir. Bu etkilere, 11 Eylül 2001 tarihinde El-Kaide terör örgütü tarafından üstlenilen saldırılarının sonrasında yaygınlaşan travma sonrası stres bozukluğu örnek olarak gösterilebilir.

Saldırıya maruz kalan insanlarla beraber terörist faaliyetlerde bulunmuş kişilerin de psikolojik anlamda incelenmesi mümkündür. Örneğin, intihar bombacılarının sırlarını ailelerinden gizlemek gibi bir ortak özelliği olduğu tespit edilmiştir . Sırlar gerçekçi olmayan sahte bir “ayrılma-bireyleşme” yaratır ve öngörülebileceği üzere kişinin bu sırları sakladığı kişilerle olan bağını zedeler. Yasa dışı yapılan ve toplum üzerinde yıkıcı etkilere sahip olan bu faaliyetler, bu bireylerde kendilerini güvende hissetme ihtiyacı doğurur. Bu doğrultuda her birey kendisini toplumsal bir grup içinde tanımlar ve sosyal kimlik edinir. Kendilerini eklemledikleri bu gruplar herhangi bir şekilde tehdit edilirse veya kişiler gruplarına yönelik bir tehdit algılarlarsa; dayanışma ve fedakarlık gibi olumlu özellikleri kendi gruplarına, kontrol edilemeyen öfke gibi olumsuz özellikleri ise grup dışına yüklerler. Bu yolla ortak güvenlik duygusu yaratırlar. Dolayısıyla, terörist faaliyetleri gerçekleştirenler genellikle kendilerini veya kendilerini kapsayan bir sistemi/ideolojiyi savunduklarını öne sürerler.

Terörist faaliyetleri bilimsel açıdan ele alabilmek ve birey-toplum üzerindeki psikolojik etkilerini inceleyebilmek için multidisipliner bir yaklaşım gereklidir. Bu olaylara psikolojik boyutta bir yaklaşım; çalışma gruplarının dinamiklerini, teröristin yaşam döngüsünü ve lider psikolojisi üzerine yoğunlaşmayı gerektirir. Bu yöndeki çalışmalar terörizmin halk üzerindeki etkisini ve sebep olduğu psikolojik hasarı azaltmakta faydalı olacaktır.

Yazar: Kaan Evleksiz

Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğrencisi

Bu da var!

Kalp Kırıklığı Beynimizi 3 Şekilde Etkiliyor?

Eğer kalbiniz kırıldıysa beyniniz de kırılmıştır. Kalbinizin kırılması dramatik duygusal acılara neden olur. Onu göğsümüzde, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir