Pazartesi , Ekim 15 2018
Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Sosyal Medya Psikolojimizi Nasıl Etkiliyor?

Sosyal Medya Psikolojimizi Nasıl Etkiliyor?

Günümüzde sosyal medya ağları (facebook, twitter, instagram vb.) çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. İnternetin gelişimiyle birlikte ortaya çıkan bu sosyal ağlar, yaşamımızın bir parçası haline gelmiştir. Araştırmalara göre Dünya nüfusunun ortalama % 67`si sosyal ağlardan herhangi birini kullanmaktadır. Peki, bu sosyal ağları ne kadar doğru ve bilinçli kullanıyoruz? Her zaman insanların aklında şu düşünce vardır: Teknolojinin verdiği imkânlardan yararlanmak iyidir. Toplumun çoğunluğundan bu düşünceyi duyabilirsiniz.
Tabii ki iyidir, ama teknolojiyi nerede nasıl ve ne amaçla kullandığımız`da önemlidir.

Günlük yaşantımızda sosyal ağların bilinçsizce kullanımı içinden çıkılmaz bir hal almış durumda ve bu durum insanın psikolojik sağlığını ciddi derecede etkilemekte. Bir örnekle açıklık getirecek olursak; Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde psikiyatri uzmanı olarak çalışan Prof. Dr. Bengi Semerci`nin gözden geçirme çalışmasına göre; “Sosyal medyada çok zaman harcayanlar, diğer insanların kendisinden daha iyi bir hayatı olduğuna inanıyor ve tehlikeleri artırıyor. Gazete sayfalarında, “internetten tanıştılar” diye başlayan cinayet, tecavüz, şantaj haberlerini okuyoruz. Ayrıca sosyal medya kullananların %60’nın amacı, diğer insanların ne yaptığını görmek.” Yine 119. Amerikan Psikoloji Birliği Yıllık Kongresi’nde California State University’den Lary D. Rosen’in konuşmasına göre; “Sosyal medya ağları ergenler arasında çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır ve hayatlarının bir parçası haline gelmiştir.” Bu görüşlerden yola çıkarak günlük hayattaki kendi gözlemlerime göre modern insanların ve özellikle şehir merkezinde yaşayan insanların su ve yiyecekten sonra yaşama kaynağı olan sosyal ağlar, gençlerin kendi egolarını tatmin etme aracı olarak görülmektedir. Artık genç nesil aile içinden ve arkadaşlarından tamamıyla kendisini soyutlamış, duygularını ve düşüncelerini sosyal ağlar aracılığıyla duyurmaya çalışmaktadırlar. İnsanlar arasındaki günlük gerçek sohbetler, tartışmalar bitme aşamasına gelmiş artık bunlar sosyal ağlar üzerinden kuruntular ve içten olmayan düşünceler üzerine yapılmaktadır. Bu durum kırsal kesimde yaşayan insanlarda daha azdır. Çünkü kırsal kesimdeki insanlar imkânlardan dolayı teknolojiden ve gelişimden uzak kalmaktadırlar. İşte burada bir çelişki ortaya çıkıyor; “Kırsal kesimde yaşayıp teknolojik gelişimlerin ortaya çıkardığı sosyal ağlardan uzak kalmak mı, yoksa şehir merkezinde yaşayıp teknolojinin verdiği tüm imkânlardan yararlanıp ve sosyal ağların yol açtığı zararlara katlanmak mı?” Bence bu durum insanın yaşadığı ortama göre değişebilir.

Bir başka ayrıntı ise sosyal medya dikizleme ve dedikodu kültürünü arttırmış durumda ve başkasıyla yüz yüze konuşurken söyleyemeyeceğiniz her şeyi orada rahatlıkla söyleyebiliyorsunuz. İnsan sosyal medya ortamında kendi benliğinin dışına çıkabiliyor ve orada başka bir kişiliğe bürünebiliyor. Bu da kişilik, davranış ve düşünce bozukluğunun ortaya çıkmasına sebep oluyor. Buradan yola çıkarak bağlantılı bir şekilde genç nesli farkında olmadan yalnızlığa itiyor ve depresyona girmesine neden oluyor. Ayrıca günümüzde internet üzerinden siber saldırılar ve tehditler artmış durumda, sınırsız. Siber saldırılarda virüs taşıyan mesajlar ve spam mesajlar yollanarak elektronik saldırı uygulanmaktadır. Örnek verecek olursak; Avustralya’nın Melbourne kentinde yaşayan 14 yaşındaki Türk kızı Şeniz Erkan, kendisine ait sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplarına girerek tehdit ve saldırılarda bulunan “sanal zorbaların” baskısına dayanamayıp, intihar etti. Burada tamamen kişiyi aşağılamak, küçük düşürmek, onu zor durumda bırakmak için psikolojik bir saldırı uygulanır. Bu durum kurbanlarda ciddi psikolojik sorunlara yol açabilmekte ve yaşadıkları bu sorunlardan dolayı intihar edebilmektedirler. Çocukların ve gençlerin bu tür sanal saldırılara hedef olmasındaki en büyük etken onların gelişim sürecinde olmalarından dolayı, her türlü etkilenmeye açık olmalarıdır. Gençlerde ve çocuklarda yaygın olan öğrenme ve merak duygusu gerçek hayatta da sanal ortamda da kötü niyetli kişiler için bulunmaz bir fırsattır.

Peki, sosyal medya ağlarının hiç mi yararı yok? Sosyal medya ağlarını bağımlı hale gelmemek şartıyla arkadaşlık bağlarını sürdürme ve haberleşme için kullanmak yararlıdır. Doğru bilgi paylaşımı içinde sosyal ağlar önemlidir. Çünkü en hızlı paylaşım bu ağlar üzerinden yapılmakta ve yüzlerce insanın paylaşılan bilgiyi görmesine imkân sağlamaktadır. Yalnız şu gerçek var ki; sosyal medya yaşamımıza girdi. Kullanan sayısı gittikçe artıyor. Gelişimden uzak kalmak mümkün değil. Biz genç nesil olarak bugünü ve geleceği yakalamak için sosyal medya ağlarını öğrenmek, bilgilenmek ve doğru kullanmak zorundayız.

Kaynakça:
1- www.dhsturkey.com/presentations/bengi_semerci.pdf
2- Rosen, L.D.(2011) Sosyal medya ağları üzerine genel kurul konuşması. 119. Amerika Psikoloji Birliği yıllık kongresinde sunulan bildiri, Amerika.

MURAT ARSLAN
PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ 4. SINIF
DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ
GAZİMAĞUSA/K.K.T.C

Bu da var!

Hayattan Ne Umuyor ve Ne Buluyoruz?

Gündelik yaşantımız içerisinde zaman zaman hepimiz ne istediğimizi, hangi noktada, hangi işte, nasıl bir evde …

2 Yorum

  1. oğuzhan dibek

    çok güzel bilgiler var üstadım. Emeğine sağlık. Başarılarının devamını dilerim.

  2. zaten bozuk psikolojimiz daha da bozuluyor. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir